Sözleşmeler Hukuku
Sözleşmelerin hazırlanması, incelenmesi ve müzakeresi.
Kapsam
Ticari ve hukuki ilişkilerin sağlam bir zeminde kurulması için sözleşmelerin hazırlanması, incelenmesi, güncellenmesi ve müzakeresinde danışmanlık yapıyoruz.
Her sözleşmeyi tarafın faaliyet alanı, ticari hedefleri ve karşılaşabileceği riskler açısından değerlendiriyoruz. Tarafların hak ve yükümlülüklerinin açık ve dengeli yazılmasına önem veriyoruz. Amacımız, doğabilecek uyuşmazlıkları önceden görmek ve hukuki güvenliği sağlamaktır.
Bu alanda neler yapıyoruz
- Sözleşme taslaklarının hazırlanması
- Karşı tarafın taslağının incelenmesi ve risk notu
- Sözleşme müzakerelerine katılım
- Mevcut sözleşmelerin güncellenmesi
- Gizlilik, hizmet, satış, distribütörlük ve bayilik sözleşmeleri
- Yetki, delil ve tahkim şartlarının düzenlenmesi
- Sözleşmeden doğan ihtar, fesih ve uyuşmazlıklar
Sık sorulan sorular
Sözlü yapılan sözleşme geçerli mi?
Kanunda aksi öngörülmedikçe sözleşmenin geçerliliği bir şekle bağlı değildir; sözlü sözleşme de geçerlidir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.12 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Kanun bir şekil öngörmüşse bu şekle uyulmadan yapılan sözleşme hüküm doğurmaz; örneğin taşınmaz satışı resmî şekilde yapılmalıdır (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.237 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Sorun çoğu zaman ispattadır: belirli bir tutarı aşan hukuki işlemler kural olarak senetle ispat edilir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.200 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. Güncel durum için resmî metne bakınız.
Karşı taraf borcunu yerine getirmezse ne yapabilirim?
Muaccel borcun borçlusu kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer; ifa günü birlikte belirlenmişse bu günün geçmesi yeterlidir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.117 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Karşılıklı borç doğuran sözleşmelerde borçluya ifa için uygun bir süre verilebilir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.123 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Süre içinde ifa edilmezse alacaklı ifayı ve gecikme tazminatını isteyebilir, ya da bunlardan vazgeçtiğini hemen bildirerek zararının giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.125 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Tacirler arasında ihtar, fesih ve dönme bildirimleri noter, taahhütlü mektup, telgraf ya da KEP ile yapılır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.18 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)).
Satın aldığım mal ayıplı çıktı; ne kadar sürede bildirmeliyim?
Alıcı, teslim aldığı malı olağan akışa göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmeli ve ayıbı uygun bir süre içinde satıcıya bildirmelidir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.223 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Bildirim yapılmazsa mal, olağan incelemeyle anlaşılabilecek ayıplarıyla kabul edilmiş sayılır; gizli ayıp sonradan ortaya çıkarsa hemen bildirilmelidir. Tacirler arasında açık ayıp iki gün içinde bildirilir; açık olmayan ayıp için mal sekiz gün içinde incelenir ve ayıp bu süre içinde bildirilir (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.23 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Ayıptan doğan davalar, satıcı daha uzun süre üstlenmemişse teslimden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.231 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Güncel durum için resmî metne bakınız.
Sözleşmeden doğan alacaklar ne zaman zamanaşımına uğrar?
Kanunda aksine hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Kira bedeli ve faiz gibi dönemsel edimler, vekâlet ve eser sözleşmelerinden doğan bazı alacaklar ise beş yılda zamanaşımına uğrar (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.147 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Bu süreler sözleşmeyle değiştirilemez (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.148 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Zamanaşımı, kural olarak alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Güncel durum için resmî metne bakınız.
Sözleşmedeki cezai şart çok yüksekse indirilebilir mi?
Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir; ancak hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.182 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Alacaklı hiç zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ödenmesi gerekir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.180 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Tacir sıfatını taşıyan borçlu ise cezanın aşırı olduğunu ileri sürerek indirilmesini mahkemeden isteyemez (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.22 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)).
Kur artışı gibi beklenmedik durumlarda sözleşme değiştirilebilir mi?
Sözleşme yapılırken öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durum, dengeyi borçlu aleyhine dürüstlük kuralına aykırı ölçüde bozabilir. Bu hâlde borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını, bu mümkün değilse sözleşmeden dönmeyi isteyebilir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.138 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Bunun için durumun borçludan kaynaklanmaması ve borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş ya da haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması gerekir. Bu kural yabancı para borçlarında da uygulanır; sürekli sözleşmelerde dönme yerine kural olarak fesih hakkı kullanılır.
Matbu (hazır) sözleşmelerdeki aleyhime maddeler bağlayıcı mı?
Bir tarafın çok sayıda sözleşmede kullanmak için önceden tek başına hazırladığı maddeler genel işlem koşuludur (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.20 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Karşı taraf aleyhine olan bu koşullar, varlıkları hakkında açıkça bilgi verilmemiş, içeriğini öğrenme imkânı tanınmamış ve kabul edilmemişse yazılmamış sayılır (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.21 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Sözleşmenin niteliğine yabancı koşullar da yazılmamış sayılır. Dürüstlük kuralına aykırı olarak karşı tarafın durumunu ağırlaştıran hükümler konulamaz (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.25 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)).
Kefalet sözleşmesi için hangi şartlar aranır?
Kefalet yazılı yapılmalı, kefilin sorumlu olacağı en yüksek tutar ve kefalet tarihi belirtilmelidir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.583 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Kefil bu tutarı, tarihi ve müteselsil kefilse bu sıfatını sözleşmeye kendi el yazısıyla yazmalıdır. Evli kişi kefil olurken kural olarak eşinin yazılı rızası gerekir; ticari işletme ve şirketle ilgili bazı kefaletler bu şartın dışındadır (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.584 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Bu şartlara uyulmadan yapılan kefalet geçerli olmaz.
Sözleşmeye 'uyuşmazlıkta şu mahkeme yetkilidir' maddesi yazılabilir mi?
Yetki sözleşmesini yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri kendi aralarında yapabilir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.17 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Sözleşme yazılı olmalı, uyuşmazlığın doğduğu hukuki ilişki belirli ya da belirlenebilir olmalı ve yetkili mahkeme gösterilmelidir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.18 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava yalnız sözleşmeyle belirlenen mahkemede açılır. Kesin yetki hâllerinde ve tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda yetki sözleşmesi yapılamaz.
İnternetten yaptığım alışverişten vazgeçebilir miyim?
Tüketici, mesafeli sözleşmeden on dört gün içinde gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden cayabilir (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.48 (Resmî metin, yeni sekmede açılır)). Bildirimin bu süre içinde satıcıya yöneltilmesi yeterlidir. Tüketici cayma hakkı konusunda gereği gibi bilgilendirilmemişse on dört günlük süreyle bağlı değildir; bu durumda hak, cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer. Kapsam dışı sözleşmeler ve cayma hakkının ayrıntıları yönetmelikle belirlenir. Güncel durum için resmî metne bakınız.
İlgili dilekçe örnekleri
Bu sitedeki içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş değildir. Somut bir durum için bir avukata danışınız.